2016 Reading Challenge

17 Aralık 2016 Cumartesi

   Herkese merhaba! Uzun süredir buralarda olmayışım beni bir hayli üzmekte. Görünen o ki yakın bir zamanda eskisi gibi bir blog düzenim olmayacak gibi. Üniversiteye başladığımdan beri yaşadığım yoğunluk, zihinsel yorgunluk ve rahat imkanlarımın olmayışı nedeniyle düzensiz bir bloggera dönüştüm. Blogumu kapatmayı düşünüyor muyum, hayır. Tersine belirli bir düzene oturtmaya çalışacağım, yakın bir zamanda olmasa bile.
    2016 yılını bitirmek üzereyken insan bu yılı kafasında şöyle bir değerlendirme tahtasına oturtuyor. Fakat değerlendirmeye tabi tuttuğumuz bu yıl birçoğumuz için karanlık bir yıl olmuştur diye tahmin ediyorum. Burada yaşadığımız korkunç olayları 'listeleyip' sizlere hatırlatma ve bunlarla ilgili bir şeyler yazma amacım bulunmamakta. Fakat öğrendiğim bir şey varsa o da şudur ki; kurtuluş edebiyatta, sanatta, tiyatroda, felsefede. Bunlara tutunmanın gerekliliğini ve önemini kavradım bu yıl.
   2012 yılından beri üye olduğum online kütüphane sitesi Goodreads'da geleneksel olarak her yıl 'reading challenge' yapılıyor. Yılın başında kendinize kaç kitap okuyacağınızla ilgili bir hedef koyuyorsunuz ve yıl boyunca bunu gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz. Buradan hareketle size bu yıl resmen 'aşık' olduğum kitapları tanıtacağım. Eğer aralarında okuduklarınız varsa ya da benim yazımdan sonra okursanız bana kitap hakkındaki görüşlerinizi iletirseniz oldukça mutlu olurum. O halde başlayalım:

1. Giovanni'nin Odası - James Baldwin, Çiğdem Öztekin



Edebiyat sever bir arkadaşımdan öğrendiğime göre Attila İlhan'a yanık olan siyahi yazarımız Baldwin, beyazların aşkını anlatıyor bize. Bilenler bilir, aşk kitaplarından pek hoşlanmam. Oldukça uzak durmaya çalışırım. Fakat bu kitap bir başyapıt ve basit bir aşk romanı değil. LGBT etiketi verebileceğimiz bu kitap sizin kalbinizin tam orta yerini vuracak, diliyle sizi methedecek bir özellikte. 'Aşk üçgeni' diyebileceğimiz bir aşkla karşılaştığımız bu kitapta erkek karakterimiz bir erkeğin cezbediciliği ile kadın nişanlısı arasında kalmaktadır. Goodreads puanım 5 olan bu kitap hakkında okuduğum dönem yazdığım küçük bir yorumla bitirelim o halde: ''Benliğini sorgularken etkilediğin insanlar kimin umurunda? Çok yönlü bir şekilde yansıtılmış içimi delen yüreğimi paramparça eden cümleleriyle 'of bu çok ağırdı' dedirtip iki dakikalık ara verdiren Tek Başına Bir Adam gibi kutsallığa sahip olan harika bir roman. Bitirdi beni...''


2. Son Kuşlar - Sait Faik Abasıyanık

Yakın bir zamanda hakları YKY'den İş Kültür'e geçen Sait Faik'in eserlerini yepyeni kapaklarıyla görüyoruz. Kapaklar konusunda kıyaslamanın anlamsız olduğunu düşünmemin yanı sıra yeni kapakların cidden başarılı ve güzel olduğunu düşünüyorum. Ama keşke popüler kitaplarda yaptıkları baskı adeti etiketini basmasalardı. Ama belki iyi bir çocuk olursanız kitabevlerinde siz de etiketsiz kitaplara denk gelebilirsiniz! Sait Faik'in bu sene birçok kitabını okudum fakat içindeki öyküleri en çok sevdiğim kitap bu kitaptı. Tabii ki Sait Faik külliyatını hiç düşünmeden tavsiye edebilirim size fakat Sait Faik'i bu kitapla okumaya başlarsanız daha iyi olabilir diye düşünüyorum. Sait Faik'den ikinci favorimin de Alemdağ'da Var Bir Yılan kitabı olduğunu da laf arasında söyleyeyim.

3. Oscar Wilde - De Profundis

Bakıldığında Wilde'ın hapishaneye girmesine sebep olmuş sevgiliye yazılan mektuplar olarak tanıtılıp böyle karşımıza çıkıyor kitap. Fakat dedikoduları bir yana bırakıp olayları bir de Wilde'ın ağzından dinlediğinizde olayların aslında pek de öyle olmadığını bütün çıplaklıklarıyla görüyorsunuz. Wilde'ın canı çok yanmış, bu şüphesiz. Fakat içindeki mücadele ateşi hala sönmemiş. Sadece sevgilisini suçlamakla kalmayan Wilde, kendi cümleleriyle kendini anlatıyor mektuplarında. Wilde severlere kesinlikle tavsiyemdir bu kitap. Hiç Wilde okumamışlara Dorian Gray'in Portresi'ni (sansürsüz, bulabilirseniz açıklamalı versiyonu) tavsiye ederim. Ardından büyük bir iştahla bu kitabı okuyabilirler. Ön bilgi gerektiren kitapları tavsiye etmek zordur, risklidir. Fakat konu Wilde olduğunda... Her şey değişir. Goodreads yorumum: ''Edebiyat için mektupların yayınlaması olayına pek sıcak bakmıyorum aslında. En azından mektup yazanın rızası olmadan. Ama sanıyorum ki Wilde bu mektubun yayınlanmasını isterdi. Öyle ki kendisine dair kendi ağzından birçok şey öğrenebiliyoruz. 'Gerçeğin' ne olduğunu herkesin görmesini isterdi.''

   Her zaman söylenenlerin aksine diyebileceğim şudur ki: Bu yıl benim için çok verimli bir yıl olmadı. Bu asla başarılı kitap okumadığım anlamına gelmeyeceği gibi tersine çok büyük yazarlarla tanıştım bu yıl. Fakat geçen senelerle kıyaslama yaptığımda kitap seçme konusunda bir miktar başarısız olduğum bariz ortada.
   Okumanızın gerekliliğini düşündüğüm bu üç kitap yanında Jeanette Winterson'ın yeni kitabı Tutku, başarılı bir kitap. Goodreads'ta yazarın en yüksek puanlamasına sahip olan kitap tutkunun ne olduğunu sorgulayarak 'tanrı ile şeytan' arasında dolaşıyor. Aynı zamanda baskısı olmayan fakat yayınevinden aldığım haberlere göre yakın bir zamanda yazarın tüm kitaplarının tekrar baskı yapacağını öğrendiğim E.M. Forster'ın Cennet Dolmuşu isimli öykü kitabı da kesinlikle tavsiye olunur. Felsefi sularda gezinen yazar 'Ebediyet: Neredeyse 99 yıl.' diyerek benim kalbimi oldukça fethetmişti.
   Şimdilik benden bu kadar. Kitapsız geçen gününüz olmaması dileği ile sevgili okurlar! Kendinize iyi bakın.

                                                                                                                              -Sarımsak












0 yorum:

Yorum Gönder

Köşe Yazıları