Gizlice! Ama apaçık.

14 Ağustos 2013 Çarşamba

  En zoru da yazarak anlatmaya çalışmak duyguları. Yazarkenki hisleri okurken de hissettirebilmek zor olan, mühim olan. Yazarken kalbinin hızlıca çarptığı kelimelerdeki büyüyü okuyucuya verebilmek önemli olan. Aynı kelimelerde çarpmasını sağlamak kalbin.
  Duyguları somutlaştırmak zor olan. Duygulara uygun bedendeki uygun renkteki elbiseleri uydurmak mühim olan, belki de imkansız olan. Ama yazar imkansızı başaran.
 
  İşte ben hep o imkansızı başarmak istedim. Büyü yapmak istedim kelimelere. Bir şekilde anlaşılmak istedim. Doğru anlaşılmak istedim. Büyülerin ters tepmemesini istedim. Ama belli ki imkansızın imkansızını istemişim.   Kendini bile anlamayan bir insanın şuursuzca başkaları tarafından anlaşılmak istemesindeki bencillik varmış bende! Aptallık işte benimki de!
 
  Şuurum açıldı birden. İstanbul havası çarptı iki ay sonra. Fena çarptı ama! Osmanlı tokadı attı. Kendime geldim! Büyülerimi daha dikkatli yapmaya karar verdim. Malzemeleri göz kararı değil ölçerek atmaya karar verdim. En az, ne çok! Tam kıvamında! Olması gerektiği gibi.

  En önemlisi de büyüleri kendime yapmaya karar verdim. Kendimi tanımaya karar verdim. Gelişmeye, değişmeye karar verdim. 'Ben değişiyorsam cisimlerde değişmeli!' diye düşündüm.
  NTS diyorum artık kelimelerime. Gizlice. Ama apaçık. Kelimelere fısıldıyorum, yeni doğan bebeğin kulağına ismini fısıldar gibi, 'NTS' diyorum. Kendime saklıyorum anlamı da! En çekici yanını.
 

0 yorum:

Yorum Gönder

Köşe Yazıları